|
Saray, Türk tarihinde Uygurlardan itibaren kullanılan bir hükümdar
mekanı olarak bilinmektedir. Daha Önceki Türk devletlerinde atlı
göçebe siyasi teşkilatlanmanın sonucu olarak çok değişen bir siyasi
merkez geleneği vardı. Türklerin yerleşik hayata geçmeleri saray
geleneğinin başlamasıyla doğrudan alakalıdır.
Selçuklu hükümdarları başkent olarak seçtikleri şehirlere "daru'l-memleke",
"dergah" veya "bargah" adı verilen saraylar yaptırırlardı.
Konya'da Kılıçarslan Sarayı ve Beyşehir yakınlarında Kubadabad Sarayı
ve Kayseri'deki Keykubadiye bugün bildiğimiz saraylardır.
Selçuklu sultanları saraylarda kadınları, kızlarıyla birlikte ve
hizmetçileriyle muhafızlarının ihtimamı altında yaşarlardı.
Selçuklu hükümdarları Abbasi halifesi, Bizans, Gürcü, Gazneli ve
Karahanlı hanedanlarından kız almışlar, buna mukabil Abbasi
halifesine, Suriye Atabeyine. Danişmendoğlu'na, Hısn-ı Keyfa hakimi,
Gazne ve Karahanlı sultanlarına kız vermişlerdir. Yine
IV. Kılıçarslan kızını gayrimüslim İlhanlı
Hükümdarı Abaka Han'ın oğlu Argun'a vermiştir.
Selçuklularda hükümdarın oğluna "melik" denmekteydi. Büyük
Selçuklularda Melik küçük yaşlarda bir eyalete tayin edilirdi.
Yanlarına vilayeti idare etmek üzere bilgili ve tecrübeli devlet
adamları verilirdi. Selçuklularda bu kişiye "Atabeg" dendiği
görülmektedir. Osmanlı'da ise "Lala" denmiştir. Selçuklularda Melikler
bulundukları yerlerin hükümdarı idiler. Öldükleri zaman yerlerine
oğullan geçerdi. Melikler içişlerinde diledikleri gibi hareket
ederler, dışişlerinde ise Büyük Sultana tabi idiler. Kirman, Suriye ve
Irak Selçukluları bu nitelikte idiler.
Anadolu Selçuklularında melik tayini olmuş, fakat onların bir hükümdar
gibi davranmalarına izin verilmemiştir. Özellikle I. Alaededdin
Keykubat melik ve valilerin yetkilerini azaltmış, memleketi tek elden
idare etmeye çalışmıştır. Veliahd İse başkente yakın bir eyaletin
valiliğine getirilirdi.
Selçuklu sultanları Melikşah'a kadar debdebe ve gösterişten uzak, sade
bir hayat sürdüler. Melikşah Dönemi'nden itibaren devletin şevketi
artmış ve bîr imparatorluk görünümüne kavuşmuştu. Hükümdar yüksek
dereceli memurlarla tantanalı bir hayat sürmeye başladı. Anadolu
Selçukluları zamanında ise hükümdara hizmet eden saray görevlileri ve
yüksek dereceli memurların sayısı daha da arttı.
Saray görevlilerinin tamamı memluklar arasından seçilirdi. Bunlar
hususî şartlarda yetiştirilir, iyi ata biner, iyi silah kullanır ve ok
atmayı mükemmel surette yaparlardı. Bu kölelerin başına hükümdarın çok
güvendiği kişiler getirilirdi. Bazı durumlarda bu emirlerin hükümdar
tarafından hassa ordusu komutanlığına da tayin edildikleri
görülmüştür. Harezmşahlar sülalesinin müessisi Emir Anuştekin bir
memluk idi ve sarayda taştdar idi. Emir Savtekin Serhenk, Halep Valisi
Aksungur ise hacip idi. Bozan da memluk askerindendi. |