Bir Destandır Çanakkale

Çanakkale deyince, akla "Mehmetçik" gelir. Gözü ufukta, eli tetikte...
Tüm şehitlerin adı, onun adında birleşir. O, Türk tarihinin "Meçhûl asker" i değil, adıyla sanıyla herkesin bildiği, herkesin saydığı, saygı duruşlu, keskin bakışlı yiğidi...
O, yıpranmayan bir elmas parçası gibi, her devirde saf ve sert, her devirde pırıl pırıl, her devirde değerini koruyan...
Çanakkale, Mehmetçik'in yazdığı şanlı bir destan...

      Çanakkale'yi Farklı Kılan

     18 Mart’ta kutlanan zafer, Deniz Savaşlarında elde edilen ve tarihin o güne kadar görmediği muhteşem bir zaferdir. Dönemin 'süper' devletleri Çanakkale önünde pes ederek geri çekilmiştir.
     'Çanakkale Geçilmez' destanı sırasında eli silah tutan bütün vatan evlatları görev almıştır. Kürd’ü, Çerkez’i, Laz’ı, Arnavut’u, Arap’ı, Boşnak’ı, Gürcü’sü ile toplam 250 bine yakın askerimiz İslam’ın son ve asil bayrağını düşürmemek için şehit düşmüş, geride ise on binlerce gazi kalmıştır.
     İnanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duyguları, zamanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı koymada en önemli faktörler olmuştur.

Bugün de aynı ruh ve inanca milletçe ihtiyacımız var. Çanakkale’de şahlanan ruh, milletimizin mayasını oluşturan ruhtur. Yeni nesilleri bu duygularla yetiştirmeli, dedelerinin emanetini torunlarına aktarabilmeliyiz.

      Çanakkale'de Sırlı Bir Olay

Türk mukavemeti gittikçe azalıyordu. Askerlerimiz kaçmak yerine son gayretleriyle mücadele ediyorlardı. Bu sırada bir İngiliz gemisinden atılan büyük bir bomba Morto Koyu sırtlarındaki bir topçu birliğimizi toptan imha etti. İçlerinden yalnızca Seyit Onbaşı ile Niğdeli Ali kurtulmuştu. Bir de Yüzbaşı Hilmi... Rumeli Mecidiye Tabyası’nda tek top ayakta kalabilmiş, fakat onun da vinci kırılmış olduğundan mermileri namluya sürülemiyordu. Yüzbaşı Hilmi Bey, etrafından birilerinden yardım alabilmek düşüncesiyle bataryadan uzaklaştığı sırada Niğdeli Ali ile Koca Seyit ümitsiz ve perişan ne yapacaklarını düşünüyorlardı. “Lâ havle velâ kuvvete illa billah!” (Allah’tan başka kimsede havl ve kuvvet yoktur!) duası Seyit’in ağzından nûr tanesi gibi dökülmeye başladı. Aşk ile kendinden geçmesi...
Devamı>>>>

 

Tüm hakkı saklıdır. Internet Explorer 5.0 ve üzeri bir tarayıcı ile 1024x768 ekran çözünürlüğü önerilir.
Webmaster: Furkan Emrehan KILIÇ