Mevlana, Anadolu'da yetişip, gelişti. Halkına sevgiyi sevdirdi, sevmenin ne demek olduğunu öğretti. Maddeyi ruhla aştı, zorluklarıyla var olan bu hayatı, hayatın gerçek sahibini tanıtarak, yaşanır hale getirdi.

Bir sevgi adamı olan Mevlana, insanları sevgiyle kucalaştırdı,kardeşleştirdi. El ele, gönül gönüle olmanın ve kardeşleşmenin güzelliğini hem kendi çağındakilere hem de gelecek nesillere sevdirdi.

Hayatında düşmanlık, kin, nefret gibi kötü duygular hiçbir zaman olmadı bu nedenledir ki inancı, anlayışı, fikri ve söylemi ne olursa olsun insanlar her çağda onu sevdi. Ve sevmeye de devam edecek.

Onu sevenlerde düşmanlıktan uzak durdu, sevgiyi sevdi. Onu gerçekten tanıyıp sevenler arasında işgalci, istilacı, yıkıcı, kin ve nefret duyguları ile dolu kimse olmamıştır.

Günümüzde gerek aile içinde gerekse sokaklarda alabildiğince şiddet, düşmanlık, hoşgörüsüzlük yayılmıştır. Basit çıkarlar için bile insanlar artık hiç düşünmeden haksızlık yapabiliyor, kötü davranışlar içerisinde bulunabiliyorlar.

Tüm bu yaşananlarda gösteriyor ki, günümüzde Mevlana' nın duygu ve düşüncelerini acilen hayatımıza uygulamaya, onun öğretilerinden yola çıkarak hayatımıza çeki düzen vermeye ihtiyacımız var.

Öyleyse herkes gücü yettiğince Onun fikirlerini anlamaya ve uygulamaya çalışmalıdır.